Ali Ihsan Dogan Biyografisi
Dogum Tarihi: Memleketi: Meslek: Ses Sanatcisi Ekleme Tarihi: Mayis 12th 2009 Okuma: 328
Oylama: 2.0 puan 1 oy
Dogan Avrupada yasayan sanatçilarin duygularinin çok aç oldugunu söylüyor. Müzik ve sanat bir halkin var olma mücadelesinin en büyük silahi oldugunu belirten sanatçi Ali Ihsan Dogan ANFnin sorularini cevapladi.
- Müzik çalismalarindan söz eder misiniz? Çalismalarin ne düzeyde?
- Simdiye kadar 3 tane albüm çikarttim. Yeni albüm çalismalari ise bitti. Müzik çalismalarim her zaman oldugu gibi devam ediyor. Bundan önceki çalismalarim biraz daha genisti. Amaçladigim sey, aslinda Türkiyedeki toplumlarin diyalogsuz oldugu ve bunlari sanatsal açidan anlatmaya çalisiyorum.
Çalismalarimda genelde Aleviler, Kürtler, Azeriler ve etnik kökenli diger halklara dikkat ettim. Müzikle iyi bir diyalog yakaladim halklar arasinda. Örnegin Türkiye toplumuna mal olmus sairlerden Nazim Hikmetin bestelerini okudum. Enver Gökçe, Pir Sultan Abdal`dan, Yunus Emre`den, Karacaoglan`dan ve Aram Tigran`dan okudum. Böyle genis çerçeveden bir toplum sanati çalismasi oldu. Ileriye yönelik çalismalarim var. Besteler yapiyorum. 3 yildir yaptigim yeni kaset çalismasi bitirdim.
- Sanatinizi halka nasil ulastiriyorsunuz?
- Avrupa ve Türkiyede yeni demokrat televizyon kanallari açildi. Bizim gibi sanatçilara halka daha rahat ulasmak için büyük bir sanstir. Aslinda böyle bir bosluk yasaniyordu. Aleviler Türkiyede büyük bir kitle. Ama suanda çok suskun durumdalar. Basinla, medya ile ve farkli çalismalarda kendilerini göstermesi gerekir. Yoksa baskalari bu boslugu doldurmaya çalisacaktir.
YÜREGIMIZ ÇOK AÇ
- Avrupada yasiyorsunuz, müzik çalismalarinizda bu ne kadar verimli oluyor?
- Buradaki sanatçilarin üretimi fazla yok. Yani bu bestedir, çalismadir, halkla kaynasmadir. Türkiyedeki ve Kürdistandaki sanatçilar çalismalarinda daha çok verimli oluyorlar. Bu biraz duygularla alakali bir sey. Ben 26 yildir Avrupadayim. Kendim Dersimliyim, köyüme olan hasretimi burada gideremiyorum.
Bunud a nasil yapiyorum, yaptigim türkülerle, okudugum eserlerden giderebiliyorum. Yüregimde büyük bir bosluk hissediyorum. Belki burada maddi olarak çok iyi olabiliriz yada orta dereceli olabiliriz ama, yüregimiz çok aç.
Avrupada yasayan sanatçilarin duygulari çok aç. Ama Kürdistan ve Türkiyeye gidip gezdigin zaman, bir agaca bakarsiniz oradan bir beste yapabilirsiniz, kusun ötüsünden, bir irmagin akisindan besteler yapabilirsin. Bunlari ben kendim için söylüyorum.
- Müzige nasil basladiniz?
- Benim müzige baslamamin en büyük sebebi de benim küçük yasta buraya gelmem, insanima ve vatanima hasretten dolayidir.
Kürdistanda yasamis olsaydim müzikte daha verimli olurdum. Insan dogdugu topraklari ve yasadigi yerin kültürünü aliyor. Ben kesin söylüyorum. Eger Dersimde yasamis olsaydim ya da imkânlarim onu sunmus olsaydi, daha verimli olabilecegimi düsünüyorum.
POPÜLIZM GEÇICIDIR, SANAT KALICIDIR
- Bir sanatçi kendini halkina nasil kabul ettirmeli sizce?
- Bence sanatçinin yaptigi sanat çok önemli. Popülizm geçicidir. Müzik ise nankördür. Bir bakarsin bir sene çok yükseklerdesin, popülersin ve bir bakiyorsun birden düsüyorsun. Ama sanat yapmak çok farklidir. Sanat kalicidir. Örnegin 500-600 yildir Pir Sultan Abdalin siirleri hala gündemde ve özelligini koruyor. Benim için sanat anlayisi böyledir.
Buradaki insanlara bunu vermek gerekiyor. Yani buradaki insanlarin duygularini yozlastirmaktansa onlara sahte duygular vermektense, böyle kalici, yapici insanlari gelistirici seyler yapmak gerekir. Avrupada çok yogun bir yozlasma var, Türkiyede ve Kürdistanda daha çok yogun bir sekilde yozlastirilmis. Müzik aslinda çok etkili bir silahtir. Biz Kürt sanatçilari olarak bu silahi insanlari gelistirmek için kullaniyoruz. Insanlari barisa, kardeslige, dostluga davet ediyoruz. Ama bunlar tam tersine insanlari yozlastiriyorlar. Kendi özünden koparmak için Türkiye sistemi bunu yapiyor.
- Bir albümü çikartmak çok mu zor?
- Ben bir albümü finanse edecek kadar param yok. Her ne kadar Avrupada yasasak ta, bir albümün maliyeti çok büyük paralara mal oluyor. Ben Mir Müzik ve Kom Müzikle çalisiyorum. Albüm hazirliklari tamamlanmis artik bekliyoruz.
Bir sanatçi toplumun önündedir. Onun öncülügünü yapar. Yaptigim sanatta kazanmiyorum. Gittigimiz konserlere ve geceler fazla para alamiyoruz ve bununla geçinemeyiz. Ben bunu söylerken rahatim, çünkü ülkeme, insanina bir borç ödüyorum. Halkima yapilan haksizliklara bir direnisimdir ve duygularimdir. Bunu yaparken, barisi ve kardesligi konu ediyoruz bestelerimizde.
RAUYA MÜZIK DINLETISI VERDIM
- Uzun zamandir Almanyada yasiyorsunuz. Almanlarin düzenledikleri etkinliklere katildiniz mi?
- Almanya Eski Cumhurbaskani Juhanes Rauya bir dinleti vermistim. Kendisi geldi bana tesekkür etti. Ve dedi ki bu okudugun neydi. Dedim ki okudugum parça Kürtçeydi. Ben orda Kürtlügü anlattim. Kürt sorununu anlattim. Buna benzer birçok konserlere gittim. Müzigimle kendi halkimin kültürünü temsil ettim. Böyle diyaloglar gelistigi zaman, insanlar savastan kaçar, kavgadan kaçar ve bir birini daha iyi anlar. Bunun da bence müzik ve sanat çok önemlidir.
BAHATTIN YILDIZ